
Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zemine kavuşmasının ardından gözler uygulama aşamasına çevrildi. AK Parti MKYK Üyesi ve Hukuki ve Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Ömer Serdar, çerçeve yasanın kamuoyunda tartışılan “af” iddialarına açıklık getirirken, düzenlemenin kapsamı, denetimli serbestlik süreci ve Meclis denetimine ilişkin önemli bilgiler verdi.
“BU BİR GENEL AF DEĞİL”
Serdar, düzenlemenin genel af olmadığının altını çizerek, sürecin başlaması için terör örgütünün silahlarını, lojistik imkanlarını ve tüm silahlı unsurlarını tasfiye etmesinin temel şart olduğunu belirtti.
Teslim ve tasfiye sürecinin devletin ilgili güvenlik ve istihbarat kurumlarınca teyit edilmesinin ardından Milli Güvenlik Kurulu'nun değerlendirmesinin önem taşıdığını ifade eden Serdar, yasal mekanizmanın ancak bu şartların yerine getirilmesinden sonra işletileceğini söyledi.
DENETİMLİ SERBESTLİKTE SON SÖZ MAHKEMELERİN
Düzenlemenin, ağır suçlara karışmamış ve yasal şartları taşıyan örgüt mensupları açısından denetimli serbestlik ve topluma entegrasyon modeli öngördüğünü belirten Serdar, öldürme gibi ağır suçlara karışanların ise kapsam dışında tutulacağını söyledi.
Yasadan yararlanmak isteyen kişilerin mahkemeye başvuracağını belirten Serdar, nihai değerlendirmenin yargı makamlarınca yapılacağını ifade etti. Denetim sürecinde şartlara uyulup uyulmadığının da ilgili yargı mercilerince takip edileceğini kaydetti.
“MİLLİ İRADEYİ BU İŞE ŞAHİT TUTMAK İSTİYORUZ”
Terörsüz Türkiye sürecinde Meclis denetiminin önemli olduğunu vurgulayan Serdar, siyasi partilerin Meclis'teki temsil oranlarına göre yer alacağı bir denetim mekanizmasının oluşturulacağını söyledi.
Sürecin yürütülmesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığındaki koordinasyon kurulunun önemli görev üstleneceğini belirten Serdar, uzmanların yer alacağı alt komisyonların da oluşturulabileceğini ifade etti.
Serdar, “Milli iradeyi bu işe şahit tutmak istiyoruz” diyerek Meclis denetiminin önemine dikkat çekti.
467 OY: “TOPLUM TERÖR GÜNDEMİNDEN KURTULMAK İSTİYOR”
Çerçeve yasanın Meclis'ten 467 oyla kabul edilmesini önemli bir siyasi mesaj olarak değerlendiren Serdar, bu desteğin toplumdaki terör gündeminden kurtulma arzusunun Meclis'e yansıması olduğunu söyledi.
Serdar, terörün Türkiye'ye yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik ve sosyal açıdan da ağır maliyetler yüklediğini belirterek, Terörsüz Türkiye'nin hayata geçmesi halinde ticaretin, istihdamın ve bölgesel ekonomik hareketliliğin artacağını savundu.
“DEVLET BAHÇELİ ÖNEMLİ BİR SİYASİ RİSK ALDI”
Sürecin siyasi boyutuna da değinen Serdar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin önemli bir siyasi risk aldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nın da sürecin siyasi sorumluluğunu üstlendiğini belirten Serdar, hedefin yalnızca Türkiye'deki terör sorununu çözmek değil, bölgede terör örgütleri üzerinden yürütülen vekalet savaşlarının da sona ermesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.
YENİ ANAYASA İÇİN DE MESAJ VERDİ
467 milletvekilinin desteğinin yeni anayasa açısından da önemli bir mesaj taşıdığını belirten Serdar, Türkiye'nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Serdar, siyasi partilerin ortak zeminde buluşması halinde yeni anayasanın bu yasama döneminde gündeme gelebileceğini belirterek, bunun Türkiye için önemli bir kazanım olacağını ifade etti.
“ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİMİZİN RIZASI ÖNEMLİ”
Serdar, sürecin en hassas başlıklarından birinin şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri olduğunu vurguladı.
Terör nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarının ve gazilerin Türkiye için büyük önem taşıdığını belirten Serdar, sürecin onların hassasiyetleri gözetilerek yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Onların ruhunu, şehitlerimizin ruhunu incitecek hiçbir işin içerisinde olmayacağız” diyen Serdar, Terörsüz Türkiye hedefinin Türkiye'nin güvenliğini, ekonomik gücünü ve toplumsal kardeşliğini güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti.

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.