© Haber Ajansı

Prof. Dr. Bilal Çoban’dan Duygu Dolu Açıklama: “Takdirden Gelene Tedbir Kılınmaz”

ELAZIĞ – Akademisyen, sivil toplum gönüllüsü ve Elazığ’ın tanınan simalarından Prof. Dr. Bilal Çoban, geçirdiği son trafik kazasının ardından duygu dolu bir açıklama yayımladı. Çoban, hem kendi kazasını hem de oğlu Alpgiray’ın geçirdiği iki ağır trafik kazasını anlatarak, kendilerini yalnız bırakmayan herkese gönülden teşekkür etti.

“KAZADA DİREKSİYONDA BEN YOKTUM”

Açıklamasına Anadolu irfanının derin sözlerinden biriyle başlayan Çoban, “Takdirden gelene tedbir kılınmaz” diyerek, yaşadıklarını bu kadim sözle özetledi. Son kazasında direksiyonda kendisinin olmadığını belirten Çoban, “Allah’a hamdolsun, her defasında kendimiz ve yanımızdakiler büyük felaketlerden korunduk” ifadelerini kullandı.

Çoban, oğlu Alpgiray’ın iki kez ağır trafik kazası geçirdiğini ve her ikisinde de aracı oğlunun kullanmadığını vurguladı. İlk kaza sonrası yaşadıkları zor günleri anlatırken kelimelerin bile yetersiz kaldığını söyleyen Çoban, o günlerde Elazığ’dan, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından binlerce insanın dua ettiğini hatırlattı.

“SADAKA SADECE PARA DEĞİLDİR”

Kazaların ardından birçok dostunun “sadaka ver”, “kurban kestir”, “nazar vardır” gibi iyi niyetli tavsiyelerde bulunduğunu ancak sadakanın sadece bir ihtiyaç sahibinin eline bırakılan para olmadığını düşünenlerden olduğunu söyledi.

Çoban, sadakanın gerçek anlamını şu sözlerle tarif etti:

“Bir yetimin başını okşamanın, bir öğrencinin elinden tutmanın, bir yaşlının derdini dinlemenin, bir cenazeye omuz vermenin, bir düğünde mutluluğu paylaşmanın, bir gencin önünü açmanın, bir memleket için proje üretmenin, bir şehrin çocukları kadınları yaşlıları engellileri emeklileri için mücadele etmenin ve de insanlara tebessüm etmenin dahi sadaka olduğuna inanıyorum.”

“EN BÜYÜK SERMAYE GÖNÜLLERDE BIRAKILAN İZMİŞ”

Yıllardır Elazığ’ın sokaklarında, mahallelerinde, köylerinde, taziyelerinde, düğünlerinde, sevinç ve hüzünlerinde bulunmaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Çoban, akademisyen, sivil toplum gönüllüsü ve bu memleketin bir evladı olarak sahip olduğu zamanı, bilgiyi ve tüm imkanları Elazığ için kullandığını söyledi.

“Elbette eksiklerimiz hatalarımız olmuştur ama niyetimiz iyiden yana, güzelden yana ve hep hayırdan yana olmuştur” diyen Çoban, kazalardan sonra kendisini en çok etkileyen şeyin insanların gösterdiği sevgi olduğunu vurguladı.

“İnsan sahip olduğu gerçek zenginliği işte bu zor günlerde fark ediyor. Telefonun diğer ucundaki bir ses, edilen bir dua, gönderilen kısa bir mesaj, kapıyı çalıp geçmiş olsun diyen bir dost; yıllar boyunca biriktirdiğim en büyük sermaye para, makam, mevki değil; gönüllerde bırakabildiğim izmiş.”

“RABBİM HÜKMÜNE RAZI OLMAKTIR”

Cenab-ı Allah’ın bazı karşılıkları zor günlere sakladığını söyleyen Çoban, kendisine dua eden, mesaj gönderen, ziyaret eden ve iyi dileklerini ileten herkese yürekten teşekkür etti.

Açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Bizler elbette tedbir almakla mükellefiz. Dikkat edeceğiz, kurallara uyacağız, elimizden gelen her gayreti göstereceğiz. Fakat hayatın bazı anlarında insan bütün tedbirlerin ötesinde bir hakikatle karşılaşıyor ve o zaman Anadolu irfanının derinliğini bir kez daha idrak ediyoruz: ‘Takdirden gelene tedbir kılınmaz.’

Bize düşen; başımıza gelen her imtihan karşısında isyan etmeden ayağa kalkmak, iyilikten vazgeçmemek, mücadeleye ve çalışmaya, insan biriktirmeye devam etmek, gönül kırmadan gönül kazanmaya çalışmak ve sonunda da Rabbimizin hükmüne razı olmaktır.”

“ALLAH HEPSİNDEN RAZI OLSUN”

Başta dostları, arkadaşları, hemşerileri, sivil toplum örgütleri, odalar, muhtarlar, milletvekilleri ve basın mensupları olmak üzere tüm Elazığ halkına teşekkür eden Çoban, sözlerini şu temenni ile tamamladı:

“Dualarınızın, dostluğunuzun ve muhabbetinizin üzerimizdeki hakkını ödeyebilmek mümkün değil. Rabbim sizleri ve sevdiklerinizi her türlü kazadan, beladan ve afetten muhafaza etsin.”

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER