
Türkiye’nin terörle mücadelede yeni bir döneme girdiği Terörsüz Türkiye süreci, güvenlik başlığının yanı sıra ekonomide oluşturabileceği yeni fırsatlarla da gündemde.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin yıllardır yeterince değerlendirilemeyen iş gücü, üretim kapasitesi ve stratejik konumu, Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte yatırımcıların yeniden gündemine giriyor.
Bu dönüşümün somut örneklerinden biri ise Elazığ’da yaşanıyor.
Yaklaşık 15 yıl İstanbul’da çanta sektöründe üretim yapan Talo Holding, 6. Bölge teşviklerinin sunduğu imkanları değerlendirerek üretim tesisini Elazığ’a taşıdı.
Haber Ajansı’na özel açıklamada bulunan, Talo Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Talo, Elazığ’da kurdukları tesisin üretim kapasitesi açısından dünyada üçüncü, Türkiye’de ise birinci sırada olduğunu belirterek, bugün yaklaşık 800 kişilik bir kadroyla üretim yaptıklarını ve ürünlerini 26 ülkeye ihraç ettiklerini söyledi.
Gürkan Talo, Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte Anadolu’da oluşabilecek yeni yatırım iklimine dikkat çekti.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’Yİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
Talo Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Talo, Terörsüz Türkiye sürecini yakından takip ettiklerini ve bu süreci önemsediklerini belirtti.
İş insanı Talo, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun sahip olduğu insan kaynağının Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından büyük bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Bölgede güven ve istikrar ortamının güçlenmesiyle birlikte yatırımcıların Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya daha fazla yönelmesinin mümkün olduğunu belirten Talo, özellikle emek yoğun sektörlerde bölgenin önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Talo, Türkiye’nin Çin, Pakistan ve Mısır gibi ülkelerle küresel rekabette daha güçlü hale gelebilmesi için üretimin Anadolu’ya yayılması gerektiğine işaret etti.
“İSTANBUL’DA ÜRETİP ÇİN’LE REKABET EDEMEYİZ”
İstanbul’un üretim maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çeken Gürkan Talo, Türkiye’nin büyük şehirlerde yüksek maliyetlerle üretim yaparak Çin, Pakistan ve Mısır gibi ülkelerle rekabet etmesinin zor olduğunu ifade etti.Talo, çözümün Anadolu şehirlerindeki iş gücü ve teşvik avantajlarının değerlendirilmesinden geçtiğini belirterek şöyle konuştu:
“Biz dünyanın en pahalı şehirleri arasında sayılan İstanbul’da üretim yaparak ne Çin’e rakip olabiliriz, ne Pakistan’a ne de Mısır’ın üretimine talip olabiliriz.”
Türkiye’nin özellikle emek yoğun sektörlerde Anadolu’nun üretim kapasitesini değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Talo, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun önemli bir iş gücü potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

800 KİŞİYE İSTİHDAM, 26 ÜLKEYE İHRACAT
Talo Holding’in Elazığ yatırımı, Anadolu’ya yapılan yatırımın ekonomik sonuçlarını ortaya koyan önemli örneklerden biri oldu.Yaklaşık 15 yıl İstanbul’da üretim gerçekleştiren şirket, 6. Bölge teşviklerinden yararlanmak amacıyla üretim tesisini Elazığ’a taşıdı.
Gürkan Talo’nun verdiği bilgilere göre Elazığ’daki tesis yaklaşık 800 kişiye istihdam sağlıyor. Çalışanların yüzde 99’unun kadın olduğunu belirten Talo, çalışanların büyük bölümünün Anadolu insanından oluştuğunu ifade etti. Elazığ’da üretilen kadın çantaları ise Türkiye pazarının yanı sıra 26 ülkeye ve 3 kıtaya ihraç ediliyor.
Türkiye genelinde yaklaşık 1150 satış noktasında ürünlerini tüketiciyle buluşturduklarını belirten iş İnsanı Gürkan Talo, Avrupa pazarının büyük bölümüne ürün gönderdiklerini, Gürcistan ve Irak gibi pazarlarda da güçlü bir konumda olduklarını söyledi.

“İSTANBUL VE ANKARA’YA YAPACAĞINIZ YATIRIMIN YÜZDE 10’UNU MEMLEKETİNİZE YAPIN”
Gürkan Talo, özellikle büyükşehirlerde yaşayan ve yatırım yapan iş insanlarına çağrıda bulundu.
İstanbul ve Ankara’ya yapılan yatırımların küçük bir bölümünün dahi Anadolu şehirlerine yönlendirilmesinin bölgesel kalkınmada önemli bir değişim yaratacağını belirten Talo, şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul ve Ankara’ya yapacağınız yatırımların yüzde 10’u kendi memleketimize, kendi coğrafyamıza yaparsak eğer ne terör kalır, ne yolsuzluk kalır, hiçbir şey kalacağına ben inanmıyorum.”
Talo, bu nedenle yatırımcıların 6. Bölge teşviklerini iyi incelemesi gerektiğini belirterek, Anadolu’nun üretim ve ihracat açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
ELÂZIĞ’DAN ERBİL’E 8 SAATTE, İSTANBUL’A 22 SAATTE
Gürkan Talo, Anadolu şehirlerinin lojistik açıdan da sanıldığı kadar dezavantajlı olmadığını belirtti. Elazığ’ın özellikle Kafkasya ve Orta Doğu pazarlarına yakınlığına dikkat çeken Talo, sevkiyat sürelerinin büyükşehirlerle kıyaslandığında önemli avantajlar sağlayabildiğini söyledi.Talo, Elazığ’dan Erbil’e bir ürünün yaklaşık 8 saatte gönderilebildiğini, İstanbul’a ise sevkiyatın yaklaşık 22 saat sürdüğünü belirterek, Anadolu şehirlerinin stratejik konumuna dikkat çekti.Talo’ya göre Anadolu’nun avantajı yalnızca teşviklerle sınırlı değil.
İş gücü, üretim maliyetleri ve bölgesel pazarlara yakınlık da Anadolu’yu yeni yatırım merkezleri haline getirebilecek önemli unsurlar arasında bulunuyor.
BİNGÖL’E İKİNCİ YATIRIM
Elazığ’da başarılı bir yatırım modeli oluşturan Talo Holding, Terörsüzz Türkiye ssürecinde gözünü şimdi Bingöl’e çevirdi. Gürkan Talo, şirketin ikinci yatırımı için Bingöl Organize Sanayi Bölgesi’ni araştırdığını vurguladı. Bingöl’ün iş gücü potansiyelinin kendileri açısından önemli olduğunu belirten Talo, çanta fabrikalarının ikincisini Bingöl’de kurmayı planladıklarını söyledi.Talo, “Bingöl’ü keşfettik. Bingöl OSB’yi araştırıyoruz. Bingöl’deki iş gücünü önemsiyoruz. Çanta fabrikamızın ikincisini de Allah nasip ederse Bingöl’e kuracağız” dedi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN EKONOMİK BOYUTU
Gürkan Talo yaptığı açıklamasında, Terörsüz Türkiye sürecinin ekonomik boyutuna ilişkin bir perspektif sunarak : “Türkiye’nin uzun yıllar güvenlik sorunları nedeniyle yeterince değerlendirilemeyen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki üretim kapasitesi, yeni dönemde yatırımcıların radarına daha fazla girebilir. Güven ortamının güçlenmesiyle birlikte bölgedeki sanayi yatırımlarının artması; istihdamın yükselmesi, genç nüfusun kendi şehirlerinde iş bulması, üretimin çeşitlenmesi ve ihracatın büyümesi açısından yeni fırsatlar yaratabilir. ” İfadesini kullandı.

YENİ DÖNEMİN FORMÜLÜ: YATIRIM, İSTİHDAM VE İHRACAT
Terörsüz Türkiye sürecinin kalıcı bir güven ortamına dönüşmesi halinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye ekonomisindeki ağırlığının artırılması için önemli bir fırsatı ortaya çıkarabileceğinin altını çizen İş İnsanı Talo: “Bu süreçte yatırımcıların bölgeye yönelmesi, devletin teşvik mekanizmalarını güçlendirmesi ve yerel yönetimlerin yatırım ortamını kolaylaştırması, Anadolu şehirlerinin üretim kapasitesini önemli ölçüde artırabilir.” Diye konuştu.
İstanbul’dan Elazığ’a taşınan bir üretim tesisi bugün 800 kişiye iş veriyor, 26 ülkeye ihracat yapıyor ve 3 kıtaya ulaşıyor.Şimdi ise aynı şirket, ikinci yatırım için Bingöl’ü değerlendiriyor.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.