Elazığ
18 Nisan, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    43.99
  • EURO
    51.08
  • ALTIN
    7299.0
  • BIST
    12.933
  • BTC
    68270.929$

Elazığ’ın 5 Milletvekiline Açık Mektubumuz!

31 Mart 2026, Salı 00:16

Milletvekili seçimlerinin üzerinden tam üç yıl geçti. Şehrimizin güzide beş milletvekili üç yıldır görev yapıyor. Önceki gece MHP Elazığ Milletvekili Sayın Semih Işıkver’in gazeteci dostum Zeki Akbıyık’ın programında yaptığı özeleştiri içeren konuşması, beni bu yazıyı yazmak için motive etti. MHP’li vekilimiz, programda kendisini de işin içine katarak beş milletvekilinin de Elazığ’ın kronikleşmiş sorunları hakkında başarı elde edemediğini dile getirdi.

Ben de Elazığ’ın dillere pelesenk olmuş, her ortamda konuşulan en popüler yedi kronik sorununu ele alıp, bu sorunlara beş milletvekilimizin yaklaşımını araştırarak bir analiz yapmaya karar verdim.

Peki bu 7 sorun nedir?

1 – Çimento fabrikasının taşınması,
2 – İşsizlik sorununun çözümü,
3 – Baskil kayısısının tescili,
4 – Kuzova Sulama Projesi,
5 – Pertek Köprüsü’nün yapımı,
6 – Yıkılan SSK Hastanesi’nin yeniden yapılması,
7 – Maden PTT binasının kendi yerine yapılması.

Bu sorunlar hâlâ aynı cümlelerle anlatılıyor. Hâlâ “gündemde”, hâlâ “takip ediliyor” ve hâlâ “çözülmek üzere”…

Meclis kürsülerinde, bakanlık koridorlarında, yerel televizyonlarda… AK Parti’den Ejder Açıkkapı, Prof. Dr. Erol Keleş, Mahmut Rıdvan Nazırlı; MHP’den Semih Işıkver; CHP’den Gürsel Erol… Hepsi defalarca karşımıza çıktı. Hepsi “Elazığ için tek yürek” dedi, “bu işi çözeceğiz” diye el sıkıştı, protokol fotoğrafları verdi, “tarihi eşik aşıldı” diye müjde üstüne müjde sıraladı.

Peki 30 Mart 2026 itibarıyla elimizde ne var?

Bolca toplantı, samimi görüntüler, ortak açıklamalar… Ama vatandaşın beklediği, “işte oldu” diyeceği, çocuğuna “bak bu bizim sayemizde yapıldı” diye anlatacağı tek bir tamamlanmış iş yok. Ne bir köprü açılışı, ne bir fabrika taşınma töreni, ne de bir hastanenin temel atma töreni yapıldı...

Yıllardır süregelen kronik sorunların bütün vebalini bu dönem görev yapan milletvekillerimize yüklemek de haksızlık oluyor. Ancak sorunların çözüm bulması için bu konuların masaya yatırılması, yerel dinamiklerin harekete geçmesi gerekiyor.

MHP CEPHESİ

MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver, 7 maddelik sorunlar dosyasının çözüm sürecinde en ısrarcı, en yürekli isim oldu. Çimento fabrikası için “kaldırılmazsa vatandaşın karşısına çıkacak yüzüm kalmaz” dedi. Taşınma konusunun Cumhurbaşkanı’na kadar götürdüğünü, “bir milyon Euro’yu cebimden koyarım” diye ortaya atıldığını söyledi.

Ama fabrika hâlâ yerinde, bacalar hâlâ tütüyor, hâlâ o ağır tozu solumaya devam ediyoruz.

Sayın Işıkver’in kendisi bile geçtiğimiz gün “Elazığ siyaseti kör ve sağır” diyerek tek başına üstlendiği çimento fabrikasının yükünü diğer vekillere de yüklemek istedi. Bu itiraf, aslında hepimizin içine oturan bir acının tarifi oldu. Çünkü diğer vekiller de aynı fabrika için “ortak sorun” diyor, aynı bakanlıklara gidiyor, aynı toplantılara katılıyor. Ama kimse kalkıp “bitti” diyemiyor. Ortak ses, sonuç üretemediğinde sadece birlikte verilen bir fotoğraf karesinden ibaret kalıyor.

AK PARTİ CEPHESİ

AK Parti cephesinde Ejder Açıkkapı en kıdemli ve pratik isim oldu. Maden PTT binasının ihale tarihinin 7 Nisan’a netleştirildiğini duyurdu. Baskil kayısısının tescili için diğer vekillerle ortak fotoğraf karesine girdi. Erol Keleş, sahaya inen titizliğiyle Kuzova Sulama Projesi, Pertek Köprüsü projesi ve SSK Hastanesi’nin planlanma sürecine emek verdi. Rıdvan Nazırlı ise ortak açıklamalarda takımın uyumlu oyuncusu oldu.

Ancak üçü de büyük projelerde “ödenek ayrıldı, ihale imzalandı, süreç devam ediyor” döngüsünün ötesine geçemedi. Üç yılda devasa bütçeler ayrıldı, koca koca protokoller imzalandı, ama Elazığ’ın göbeğinde bu yedi sorunla ilgili somut bir sonuca ulaşılamadı.

CHP CEPHESİ

CHP’li Gürsel Erol ise muhalefet kimliğiyle sorunların çözümü için iktidar vekilleri ile ortak fotoğraf verdi. İşsizlikte soru önergeleriyle, çimento fabrikasında sağlık risklerini dile getirdi, Pertek Köprüsü için “yıllardır seçim propagandası” dedi. SSK Hastanesi’nde ise en somut ortak basın açıklamasına imza attı: Ocak 2026’da dört vekil bir araya gelip “150 yataklı hastane yapılacak” dedi. Şehir olarak alkışladık, “işte bu birlik” dedik.

Ama aradan iki ay geçti. Erol’un “2026 bütçesinde yer almayacağını söylemiştim” diye hayıflanması, aslında hepimizin içini sızlatan bir hakikati anlatıyor: Ortak irade, sıcak bir fotoğraf karesinden ibaret kalınca, vatandaşın yüreğine su serpmiyor.

PEKİ ASIL MESELE NE?

Elazığ siyaseti, parti ayrımı yapmadan “birlik” konusunda gerçekten rekor kırdı. Çimento için Bakan Kurum’a, Baskil kayısısı için ortak çağrıya, SSK için ortak basın açıklamasına hep birlikte gittiler. Bu, Türkiye’de az görülen, takdire şayan bir tablo.

Ama birlik “fotoğraf çektirmek”le olmuyor. Birlik, “sonuç almak” demek oluyor.

2026’nın “tarihi başlangıç yılı” olacağını söyleyen Semih Işıkver’in kendi ağzından “yavaş ilerleme” itirafı, vekillerin elinde olmayan bürokrasi duvarını gösteriyor. Oysa vatandaş artık “müjde” istemiyor “sonuç” istiyor. Vatandaş: Çimento fabrikası taşınsın. Pertek Köprüsü’nün projesi tamamlansın. SSK’da temel atılsın. Kuzova’da su aksın. Baskil kayısısı tescil edilsin. Maden’de PTT binası yükselsin. İşsizlik azalsın istiyor.

Yoksa 2028 seçimlerine kadar aynı sorunları, aynı vekillerle, aynı ekranlarda, aynı cümlelerle tartışmaya devam edeceğiz. Ve her seferinde “bu kez oldu” diye heveslenen Elazığlıların hevesleri kursağında kalacak.

Biz bu şehrin çocuklarıyız. Her bir taşının, her bir sokağının, her bir insanının derdini yüreğimizde taşıyoruz. Siz de öylesiniz, biliyoruz. Ama artık yeni adımlar atmak gerekiyor.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum