Elazığ
11 Haziran, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    43.99
  • EURO
    51.08
  • ALTIN
    7299.0
  • BIST
    12.933
  • BTC
    68270.929$

Elazığspor Başkanını Arıyor: Delegenin Dediği mi Olacak, Siyaset Devşirenlerin mi?

08 Haziran 2026, Pazartesi 17:10

Malumunuz, Elazığspor’da hava her zaman Erzurum’dan soğuk, Antalya’dan sıcaktır. Hele ki mevsim kongre mevsimiyse, o koltuk o kadar tatlı gelir ki, şehrin tüm "kartvizit sevdalıları" bir anda en koyu Elazığsporlu kesiliverir. Takım bu yıl şampiyonluğu kıl payı kaçırmışken, içerideki ve dışarıdaki bazı odakların alelacele sahneye çıkması tesadüf değil. Mevcut yönetimi yıpratmak adına Elazığ Belediyesi’ni hedef alan, daha da tehlikelisi Elazığspor’un o tertemiz taraftarı üzerinden olumsuz söylemler geliştirerek kulübü kendi siyasi ajandalarına alet etmek isteyen bir kesim türedi. Yönetim bu kirli oyuna en doğru cevabı verdi ve sandığı delegenin önüne koydu: 17 Haziran!

Şimdi gelin, yerel medyamızın çarşaf çarşaf yazdığı o "kurtarıcı" profillerine biraz yakından, biraz da aynayı eğri tutarak bakalım.

Önümüzde öyle bir tablo var ki, insan hayret etmeden duramıyor. Rakamlar havada uçuşuyor, vaatler adeta açık artırmaya çıkmış durumda.

Mesela genç iş insanımız Gökçe Balıbey çıkıyor, yerel medyanın kameraları karşısında adeta bir canlı yayın resti çekiyor. Adaylardan Ahmet Toprak’ın ortaya koyduğu 30 milyon TL’lik bütçeyi az bulmuş olacak ki, çıtayı bir tık daha yukarı taşıyor: "Belediye Başkanımız çıksın 'Adayım Gökçe’dir' desin, kulübe 50 milyon hibe edeceğim!"

Bak sen şu aşka! Sevgili kardeşim, Elazığspor sevdası mülki amirin veya yerel yönetimin iki dudağının arasına mı bağlı? "O beni işaret ederse 50 milyon, etmezse tribünden izlerim" mantığı, koskoca Elazığspor’u bir kariyer basamağı, bir isim duyurma arenası olarak görmenin dik alası değil de nedir? Kulübün arması, birilerinin siyasi ve ticari kartvizitini parlatacağı ya da belediye üzerinden siyasi hesaplaşma göreceği bir spot ışığı değildir.

Bir de kulislerde adı geçen Vehbi Şaştım var. Resmi bir vizyon, somut bir proje henüz duyamadık ama isim her masada "alternatif" olarak dönüyor. Belli ki rüzgarın ne yöne eseceğini bekleyen, dengeleri koklayan o klasik kulis siyasetinin bir yansıması.

Peki, bu popülizm dalgasının karşısında ayakları yere basan bir yaklaşım yok mu? Var. Ahmet Toprak’ın sürece dahil oluş biçimi, en azından bu şov dünyasının ortasında daha rasyonel bir çizgide duruyor.

Ahmet Toprak, ilk günden beri bir yerlerden icazet beklemek ya da "Şu bana destek sözü verirse varım" şartı koşmak yerine, mevcut yönetimin emeğine saygısını sunarak net bir bütçe ve planlama ortaya koydu. Elbette onun da projeleri, yönetim listesi ve vaatleri kongre günü delege tarafından en ince ayrıntısına kadar sorgulanacaktır; sorgulanmalıdır da. Ancak buradaki can alıcı nokta; kulübü kendi kişisel kariyerinin sıçrama tahtası yapmak isteyenlerin aksine, Ahmet Toprak’ın sürecin başından beri popülizmden uzak, daha kurumsal ve şart koşmayan bir profil çizmiş olmasıdır. Bu duruş, adaylık makamının ciddiyeti açısından objektif bir teşekkürü hak ediyor.

Şimdi top 17 Haziran’da delegenin ayağında.

Delegelerimiz sandığa giderken şuna karar verecek: Elazığspor’u ve taraftarını kendi siyasi hedefleri için basamak görenlerin, "Belediye arkamda olursa parayı veririm" diyerek şartlı kulüp sevgisi sunanların arkasında mı duracaklar? Yoksa kulübü gerçekten kurumsal bir yapıya kavuşturmak için taşın altına elini şart koşmadan koyan, projesiyle konuşan isimlere mi şans verecekler?

Bizden söylemesi; Elazığspor’un kaybedecek bir dakikası, siyasi hesaplara feda edilecek tek bir kuruşu veya taraftarı üzerinden oynanacak tek bir oyunu daha yok. İroniyle karışık bu pembe tabloların arkasındaki gerçeği görün. Gün, şov yapanların değil, armaya ve şehre gerçekten sadık olanların günüdür!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum