Elazığ
18 Nisan, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    43.99
  • EURO
    51.08
  • ALTIN
    7299.0
  • BIST
    12.933
  • BTC
    68270.929$

Kim Bu Hamzabey?

01 Eylül 2025, Pazartesi 15:33

Elazığ’da suyun adı Hamzabey. Belediyenin duyurularında, DSİ’nin raporlarında, gazetelerin haberlerine, günlük sohbetlerde herkes aynı şeyi soruyor:

“Hamzabey’den su ne zaman gelecek?”

Ama kimse şu soruyu sormuyor: Kim bu Hamzabey?

Hamza Bey kim?

Bir mühendis mi?

Su hattını ilk çizen usta mı?

Yoksa şehre barajı bağışlayan bir iş insanı mı?

Belki de yakın zamanda kaybettiğimiz  adı çokça anılan bir siyasetçi: Belediye başkanı Milletvekili Hamza Yanılmaz mı?

 …

Hayır, hiçbiri değil.

Barajın gövdesi Palu’nun güneydoğusunda Caro Deresi üzerinde yükseliyor. Teknik bilgiler hazır: 70 metre yüksekliğinde, 56 milyon metreküp kapasiteli, Elazığ’ın geleceğine su taşıyor. Ama isim öylesine seçilmedi. Çünkü her suyun bir kaynağı, her barajın bir hikâyesi vardır.

Hamzabey, öncelikle bir yer adı. Palu’da bir mezra, bir dere, bir mahalle bu adı taşıyor. Yani o isim, suyla birlikte toprağa da kazınmış. Peki ya daha öncesi?

Biraz tarih sayfalarını karıştırınca karşımıza çıkıyor: Osmanlı döneminde Palu Hükümeti’nin beylerinden Cemşid Bey’in oğlu Hamza Bey. Yani bu isim, birkaç asır önce yaşamış bir beyin hatırası. Bugün musluklardan akan suyun adı, aslında o tarihin bize bıraktığı bir iz.

İroni şurada: Biz, modern şehirde musluktan akan suya bakarken sadece “tazyik düşük mü, yüksek mi” diye düşünürüz. Oysa o damlanın ardında yüzyıllar önce yaşamış bir bey var.

Demek ki Hamzabey ne bugünün bir mühendisi, ne de bir siyasetçinin hatırası.

Hamzabey, tarihten bugüne akan bir isim.

Kısacası, Elazığ’ın suyu tarihle karışıyor. Ve biz farkında olmadan, her bardak suyla birlikte geçmişi de yudumluyoruz.

Son Söz: Suyu Korumak Hepimizin Görevi

 

Bugün Hamzabey Barajı Elazığ’ın can damarıysa, yarın da öyle kalabilmesi bizim elimizde. Çünkü su sınırsız değil. Kuraklık her geçen yıl kapımıza biraz daha sert vuruyor. Bu yüzden musluğu boşa akıtmamak, bahçeyi ölçüsüz sulamamak, damlayı bile israf etmemek zorundayız.

Unutmayalım: Hamzabey’den gelen her damla, hem tarihimizin bir hatırası hem de çocuklarımızın geleceği. O suyu hoyratça harcamak, kendi geleceğimizi tüketmekten başka bir şey değil.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum