Sosyo-Ekonomik gelişmişlik Raporundaki 47'ncilik Elazığ’a Ne Anlatıyor?
28 Ekim 2025, Salı 16:10Göz kamaştıran Hazar Gölü'nün mavisiyle, tarihi Harput'un ihtişamıyla, bir kültür hazinesi olan Harput Müziği'yle ve sıcacık insanlarıyla anılan güzel ilimiz Elazığ, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın son yayınladığı Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi'nde (SEGE-2025) 81 il arasında 47. sırada yer buldu. Bu rakam, yalnızca bir sıralama değil, aslında şehrin güçlü yanlarıyla, zayıf karnını ve önündeki engelleri anlatan bir aynadır.
SEGE raporu, sadece soğuk sayıların toplamı değil. İstihdamdan eğitime, kadının toplumdaki yerinden teknoloji üretimine kadar 52 farklı kriterle bir ilin nabzını tutuyor. Elazığ'ın 47. sırada ve 4. kademede olması, -0,174'lük bir skora sahip olması, bu nabzın zaman zaman hızlandığını ama genel olarak istenen ritimde atmadığını gösteriyor.
Belki de en acı hissedilen, gençlerimizin hikâyesidir. Üniversite sıralarında parlak zekâlar yetiştiren bu topraklar, mezun olduktan sonra onlara yeterli fırsatı sunamadığında, o gençler memleket hasretiyle başka şehirlere, hatta ülkelere göç etmek zorunda kalıyor. Bu, sadece bir "beyin göçü" değil, aynı zamanda bir yürek göçüdür.
UMUDUN VE DİRENCİN ŞEHRİ ASLA PES ETMEZ
Ancak Elazığ, bir rapordaki rakamlara sığdırılamayacak kadar büyük bir ruha sahiptir. Tarih boyunca depremler gibi doğal afetlerle sarsılmış, ama her seferinde "Diriliş"in adı olmuş bir şehirdir. Bu diriliş ruhu, ekonomide ve kalkınmada da kendini göstermelidir.
Elazığ, Fırat'ın enerjisini, maden zenginliğini ve tarımsal potansiyelini daha fazla katma değere dönüştürmenin yollarını aramalı. Organize Sanayi Bölgeleri canlanmalı, yüksek teknoloji yatırımları için cazibe merkezi haline gelmeli. Elazığ Teknopark'ı gibi yapılar, sadece binalardan ibaret kalmamalı, inovasyonun ve girişimciliğin kalbi burada atmalıdır.
Kadınlarımızın okuryazarlık oranındaki olumlu performansı, onların iş hayatında ve sosyal yaşamda daha güçlü bir şekilde var olmaları için bir basamak olmalı. El emeği, göz nuru ürünler markalaşmalı, dünyaya açılmalı.
SON SÖZ ELAZIĞ, KADERİNE RAZI OLMAMALI
Bu rapor bir uyarıdır. Elazığ'ın kaderi 47'ncilik değildir. Tarihi, kültürü, doğal güzellikleri ve en önemlisi çalışkan insanlarıyla çok daha iyisini hak ediyor. Yerel yöneticiler, iş dünyası, sivil toplum ve her bir vatandaş, bu sonucu bir milat kabul etmeli.
Elazığ'ın hikâyesi, rakamlarla yazılan değil, alın teri, azim ve o diriliş ruhuyla yeniden yazılacak bir hikâyedir. Unutmayalım; Harput kalesi, zorluklarla mücadele etmeyi en iyi bilen, sabrın ve direncin timsalidir. Şimdi o ruhu, ekonomik kalkınma için göstermenin zamanıdır. Elazığ, potansiyelini gerçeğe dönüştürdüğünde, sadece sıralamada değil, Türkiye'nin yükselen yıldızlarından biri olacaktır.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum